ANKARA
Diğer Şehirleri Gör

Anasayfa > Aşk Ve Sevgi > Sevmek nedir

Son Güncellenme : 16 Ara 2013 14:23
SohbetYek Facebook'ta Paylaş

Sevmenin ne anlama geldiğini ve sevmek ile ile ilgili kısa kısa cümleleri bu sayfamızda bulabileceksiniz. Buyrun sevmek;

*Sevmek inanmaktir.

* Sevmek yasamaktir.

* Sevdigini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktir.

* Sevmek sevdigi olmaktir.

* Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. Iki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.

* Sevmek paylasmaktir . Sevdigiyle sevdigini paylasmaktir. Sevdigiyle kalbini bölüsmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.

* Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmis gibi görünen sevgiler vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide. Yasandikça yasatilir sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir geregi olarak saklanir bu asklar. Vazgeçis yoktur, vazgeçmis gibi görünmek vardir o yüzden.

* Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin oldugu yerde son bulur istekler. Bir sey varsa istedigin bu senin için degil, sevgili için istedigindir. Ondan O’nun adina istersin. O’nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlügünü istersin, kabul edilmesini istersin. Istersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artik. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kilmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mi bunu sevgilinin istegi belirler.

* Sevmek sevgiliyi istememeyi ögrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.

* Sevmek; sevmek istemektir.

* Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son buldugu bir duraktir o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O’ndan anlasilmayi beklersin, ne onu anlamayi. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasini. Bekledigin bir sey yoktur sevmeyi becermek disinda.

* Sevmek, gücenmemektir.

* Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir.

* Sevgilinin ölüm hançerine bile hayir dememektir sevmek. Onun vurusuna, onun tokadina alinmamaktir, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. Ihanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir biçak ucuna koymaktir sevmek.

* Sevmek ölmektir.

* Sevmek, ölmesini bilmektir.

* Sevgili için yasamaktir. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktir. Ama artik onun bir seyi olunmadigi bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdigi için almasini bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasini bilmektir sevmek!

* Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktir o sevgiden.

* Sevmek sevgilinin gel deyisine hayir demektir. Sevgilinin askiyla bogusurken, yüzerken o ask denizinde sevgilinin uzanan eline hayir demektir.

* Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktir sevmek. Aglayan gözlere sefkat ve tebessümle yanit verebilmektir.

* Sevmek, sevgili olmaktir. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktir. Onu yasama döndürecek bir damla su olmaktir. Sevmek sevgilinin limani olmaktir. Sevmek sevdiginin cani olmaktir. Onun ölümü isteyebilecegi cani olmaktir. Sevmek yangin olmaktir. Yanmaktir, kor olmaktir. Dag olmaktir, evren olmaktir. Her sey olmaktir, hiç olmaktir. Alev olup girmektir gönüllere.

* Sevmek yürümektir gönüllerde.

* Sevmek güvenmektir.

* Sevmek onaylanmaktir.

* Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakin olmaktir. Sevmek çok ötelerde olsa bile yasamak ve yakin olmaktir sevgiliye. Yakinliliktir, dogalliktir, özdenliktir sevmek.

* Yalansizlik, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. Ilk insanin, Havva’nin Adem’in safligini ve temizligini, çocuk masumlugunu tasimaktir sevmek.

* Gözyasi olmaktir, yagan yagmur olmaktir. Bir sonbahar mevsiminin sari yapragi gibi yalniz olmaktir sevmek.

* Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.

* Sevmek üsümektir. Sevgilinin yokluguna üsümektir.

* Sevgiliyle her seyi göze almaktir sevmek. Ki sevgilinin oldugu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadigi Cennete de gitmemektir sevmek.

* Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.

* Sevmek bir olmaktir.

* Sevmek yasamaktir.

* Ve sevmek inanmaktir.

* Sevmek bir baskasinin hayatini yasamaktir.

* Sevmek sevmesini haketmektir.

* Sevmek sevgilinin baktigi yerde, sustugu yerde olmaktir.

* Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahina varmaktir.

* Sevmek saz benizli sabahlarda yasamaktir sevgiliyi.

* Sevmek sevmesini bilmektir.

* Sevmek ölmesini bilmektir.

* Sevmek SEVMEK olmaktir.

* Ask olmaktir.

* Ask bir kere sevmektir.

* Sevmek askin kendisi olmaktir.

* Ölümü Özlemeyen Aski Anlayamaz
Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “ beğeni ” ile “ sevgi ”yi birbirine karıştırırız.

“ Beğeni ” yanında “ sahip olma ” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

“ Sevmek ” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “ kopamama ” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “ nefret” e döner “ beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…

Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “ sevgi ” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “ delillik bu ” derler…

Beğenme bir tür “ hobi ”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..

“ Kendine seçtikleri ”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “ mukarreb ”leri!…

Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi…

Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.

Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk” ı yaşattıklarını!..

Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..

Oysa gerçek “ aşk ” O ‘nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O ‘nda yitirip; O ‘nun “ Baki ”liğini yaşattıklarıdır gerçek “ aşık ”lar!..

Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “ aşık ” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!.

indir

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.